En Güzel Mevlana Sözleri

Mevlana sözleri; Mevlananın bizlere ardından bıraktığı ilham verici öğütlerinden oluşmaktadır. En güzel Mevlana sözleri ni sizlere ilham vermesi için paylaştık.

Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur.

Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz

Ümit, güvenlik yolunun başıdır.

Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.

Dert, insana yol gösterir.

İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır.

İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.

Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.

Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.

Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?

Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?

Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar.

Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak,

sırları örtmek yaraşır.

Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?

Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur

Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.

Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.

Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.

Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün.

Dünyaya demir atmış Karun’u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa’yı gökyüzü çekti, yüceltti.

Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.

Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.

Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı’dır. Akbaba gibi leş avlamayız biz.

Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o?

Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O’nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.

Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.

Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.

Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.

Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.

Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran olmadıkça feryat etmez.

Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak.

Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.

Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar?

Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal,

İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır.

Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?

O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.

Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir.

Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez.

Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir.

Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.

Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur.

Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynamasıyla yazılıyor sanır.

Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan!

Firavun, yüzbinlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi.

Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.

Aynanın berraklığını yüzüne karşı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur.

Eşek, suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa.

Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür.

Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de.

Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret.

Yoksul, cömertliğin aynasıdır.

Peygamberler insanları Allah’a ulaştırmak için gelmişlerdir. İnsanların hepsi bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar?

Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür. Düşünenlerin

Sabır, genişliğin anahtarıdır.

Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur.

Mevlana Sözleri

Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil.

Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca ne güzel katıktır.

Ay, yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.

İnanan, inananın aynasıdır.

Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak

Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. İster Hint’li olsun, ister Türk, ister Arap. Şekline, rengine bakma, maksadı ne, ona bak.

Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.

Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.

Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.

Hıristiyanların bilgisizliğine bak ki, asılmış Tanrı’dan medet umuyorlar.

Resim, ressama, beni kusurlu yaptın diye söz mü söyleyebilir?

İnsanoğlu, dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısının perdesidir. Yel, perdeyi kaldırdı mı ne var, belirir bize.

Sen de sağ eline bir sopa aldın ama senin elin nerede, Musa’nın eli nerede

Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir.

Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.

Bağış, kine merhemdir.

Korukla üzüm birbirine zıttır ama, koruk olgunlaştı mı güzel bir dost olur.

Mevlana Sözleri

Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin huylu olma bari.

Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil.

Kibir kokusu, hırs kokusu, tamah kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.

Sonsuzun iki yanı da yoktur, ortası nasıl olabilir?

Dosttan, yakınlardan gelen bir cefa, düşmanın üçyüzbin cefasına bedeldir.

Davud’un elinde mum oluyor, senin elindeyse mum, demire dönüyor.

Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.

Bilginin, iki kanadı vardır, şüphenin tek.

İkiyüz batman bala, bir okka sirke döksen, balın içinde erir, gider. Balı tattın mı sirkenin tadını bulamazsın fakat tartarsan bir okka fazla gelir. Demek ki sirke, hem yok olmuştur, hem vardır.

Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı’ya makbuldür.

Mevlana Sözleri

Eşeğin ardını öpmekte bir tat, tuz yoktur. Faydasız yere, sakalını, bıyığını kokutur.

Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var?

Öküz, ansızın Bağdat’a gelir, şehri bir baştan öte gezip, dolaşır. Bütün o zevki, hoşluğu, tadı, tuzu görmez de göre göre karpuz kabuğunu görür.

Ölülerle savaşıp gazilik elde edilmez.

Hoş, güzel ömür, yakınlık aleminde can beslemektir. Kuzgunun ömrü ise fışkı yemeye yarar.

Kin, sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de.

Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.

İnciyi sedefin içinde ara, hüneri de sanat ehlinden iste.

İnsan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır.

Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır.

Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.

Padişah, töhmet altına alınanı Karun’a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.

Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı’yı görmüş olur.

Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak.

Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı.