Mevlana Sözleri, Mevlana Sözleri ve Anlamları

Mevlana Celaleddin Rumi, yaşadığı dönem ve sonrasındaki en büyük düşünürlerden bir tanesidir. Ünlü düşünür Mevlana sözleri bugün bile insanlara rehber olmakta ve yol gösterici nitelik taşımaktadır. Mevlana’nın bazı Mevlana sözleri ve bakış açısını çok önemli ince akıcı ayrıntılar taşımaktadır. Bu ayrıntıları yakalayarak dersler çıkaran veya bu sözleri bir felsefe olarak edinen insanlar mutlaka hayatlarında önemli değişikliklere imza atmıştırlar. Bu sözlerden bazılarının taşıdığı mana ise açıklanmaya muhtaç olmadan düşünce dünyalarını da etkileyebilmektedir.

 Başın Irmağın Suyuna Daldı Mı, Suyun Rengini Nasıl Görebilirsin?

 Ünlü düşünür Mevlana, bu sözü ile derinliklerde kaybolarak yüzeysel farklılıkların gözden kaçırılmasına temas etmiştir. Tasfir edilen suyun renginin farkında olunması derinliklerine kaybolmadan fark edilecek bir somut kavram olarak değerlendirilmektedir. Bir olayın derinine inmektense yüzeysel ayrıntılarını incelemenin daha somut olduğuna değinen ünlü düşünür, ayrıca bu sözü ile kibirli insanlara da bir mesaj göndermiştir.

 Tahta İçinde Yaşayan Kurt, O Tahtanın Fidan Olduğu Vakit Ki Halini Bilir Mi Hiç?

 Bu sözünde Mevlana, insanların farklı ortamlarda bulundukları durumu gözler önüne sermiştir. Tahta içinde yaşayan kurttan kasıt olarak insanlara bir mesajda bulunan Mevlana, güzelliklerin yakalanması gerektiğini vurgulamaktadır. Fidan yeşillik olan ve ağacın yaş hali olmasına karşılık kesilerek biçimsiz bir tahta haline getirilmesine gönderme yaparak yaşamda insanların karşısına çıkan güzelliklerin farkına zamanında ve yerinde varılması gerektiğini ifade etmektedir.

 Tavus Kuşu Gibi Sadece Kanadını Görme, Ayağını Da Gör.

 Mevlana, yaşadığı dönemde insanların çok büyük zenginlikler içerdiğini sürekli olarak dile getirmiştir. Çağın gerektirdiği tüm bilgi ve birikimlerin insan zihninde şekillenebileceğini sürekli olarak dile getiren Mevlana, bu sözü ile insanların sadece belirli yeteneklerini görmelerini değil, sahip olduğu meziyetlerini de keşfetmesi gerektiği değerlendirmesini yapmıştır. Diğer yeteneklerini ve sahip olduğu değerlerin farkında olmayan insanların bir kuştan farksız olduğunun da altını bu sözle çizen Mevlana, insan hayatını bütün bir şekilde yorumlamasını da tavsiye etmiştir.

 Denizden Bile Yerine Su Koymadan Devamlı Su Alsan, Bu İşin Denizleri Çöle Çevirir.

 Mevlana, bu sözünde tutumlu olmayı öğütlemektedir. Dünya zevklerine kapılıp giden ve bu yolda harcama yapan insanlara uyarı niteliği taşıyan bu söz, bereketin yerini yokluğa bırakabileceğini ifade etmektedir. Öte yandan bu sözün bir başka yorumu ise çalışmadan hazırdan yiyen insanlara bir uyarı niteliği taşımasıdır. Mevlana bu bakış açısında hiç tükenmeyecek olan denizleri örnek olarak göstermesi ile de nasihatini daha da anlamlandırmıştır.

 Unutma, Sır Gibi Seversen Eğer Muradın Gerçekleşir. Çünkü Tohum Toprağa Gizlenirse Yeşerir.

 Mevlana, ünlü bir düşünür olmasının yanı sıra bir hissiyat insanıydı. Bu nedenle de olaylara bakış açısını hislerini kaybetmeden ve ruh ve akılı birleştirerek değerlendirmekteydi. Bu sözünde hislerin ve aklın ortak noktası olan aşk temasına bir göndermede bulunmuştur. Sır, gizli olan bir olayın veya gelişmenin saklanması anlamına gelmektedir. Mevlana, öğüdünde sır gibi sevmeyi yani derinden, kalpten sevmeyi işaret etmiştir. Kalpten istenen her durumun mutlaka gerçekleşeceğini aktaran Mevlana, tohum yeşermesi örneği ile de sevmenin veya bir olayın/isteğin kolay gerçekleşmeyeceğini belirtmektedir. Sevginin emek istediğini de bu yorumu ile ifade etmiştir.

 Sen Bana Kendi Gözünle Bakma, Benim Gözümle Bak Da Biri İki Görme! Bana, Bir An Olsun Benim Gözümle Bak Da Varlıktan Öte Bir Meydan Gör! Üstünün Dostu Ol Ki Üstün Olasın.

 Birçok manayı içinde barındıran bu sözde Mevlana, olayların objektif tutumlarının yanı sıra insanları tek bir ruha ait olmaları gerektiğini de öğütlemiştir. Ruh olarak bir olamayan insanların zamanla çatışmalar yaşayabileceklerini ifade eden bu sözde kast edilen meydan insan ruh dünyasının genel perdelerinin sonuna kadar aralanmış olan ve arındırılmış olan kısmı tasfir edilmektedir. İki insanın tek bir gözle değerlendirmesi gerektiren olayları ruh güzelliğine yansıttığı yaklaşımları da çoğaltabilmek adına bir serzeniş olan bu söz, özellikle ilişkilerde çatışmaların önüne geçebilmektedir. Burada bahsedilmek istenen empati duygusunun daha gelişmiş bir ruh halini yansıtarak sonuçlardan ders çıkarmak anlamına da gelmektedir.

 Kasırga Pek Çok Ağaçlar Yıkar Fakat Yeşermiş Bir Ota İhsanlarda Bulunur.

 Gücüne kuvvetin güvenerek kibir tuzağına düşmüş olan insanlara nasihat amacı ile söylenmiş olan bu sözde Mevlana, doğa simgelerini kullanarak egolarına yenik düşen insanların sonunda varacakları noktayı özetlemiştir. Ağaçlar, güçlü yapılarına rağmen kasırgalara boyun eğer ve olduğu gibi kökünden sökülerek savrulur. Kibiri ağaca benzeten Mevlana, insan vücudunu da ota benzetmektedir. Yeşermiş otların kibir rüzgarından etkilenmediği gibi tevazu ile yeşerenler için bir ilham kaynağı ve besin olarak görüldüğünü ortaya koymuştur.

 Akılsız, Yüzü Güzele; Akıllı, Gönlü Güzele Talip Olur. Zaman Yüz Güzelliğini Tüketir Ama Gönül Güzelliğini Artırır.

 Mevlana, hayatı boyunca her zaman akıl ve bilgeliği ön planda tutmuştur. Öğütlerini de bu doğrultuda aklı ve bilimi tavsiye ederek vermiştir. Aklın olmadığı bir dünyada insanların hayvanlardan farkı olmadığını belirten Mevlana, yüz güzelliğinin geçici akılın ise kalıcı olduğunu bu sözüyle nasihat etmektedir. Aklın ve kalp güzelliğinin, görünüşten çok ön planda olduğunu da ifade eden Mevlana, akılcı düşünen ve mantık sahibi insanların gönül güzelliğini ön planda tuttuğuna da satırlarında yer vermiştir. Mantık Mevlana için en yüce değerlerden bir tanesiydi. Bu nedenle de aklın, mantığın ve bilimin her zaman insan için olmazsa olmaz özellikler olduğunu sürekli olarak dile getirmiştir.

 Sus Artık Yeter! Sır Perdelerini Pek O Kadar Yırtma. Çünkü Bize, Kırıkları Sarıp Onarmak, Sırları Örtmek Yaraşır.

 Bazı konuların özelde kalması ve insanın şahsına ait olmasını gerektirdiğini sürekli olarak vurgulayan Mevlana, bu sözü ile sırların arkasından gitmektense, kusurları örterek yeni güzellikleri keşfetmeyi öğütlenmiştir. Sırların insan üstünde negatif etkileri olduğunun tespitini yapan Mevlana, olumsuzlukların ardından gitmektense hayatın olumlu yanları ile yaraların sarılması gerektiği inancının baskın olması gerektiğini de dile getirmiştir.

 Zulüm Demiriyle Taşını Birbirine Vurma! Çünkü Bu İkisi, Erkek Ve Kadın Gibi Çocuk Meydana Getirirler.

 Mevlana, hayatı boyunca savunduğu temel değerlerden bir tanesi olan barışı, adaleti ve toplumsal eşitliği bir bütün şeklinde nasihat etmekten vazgeçmemiştir. Çağın cahiliye devrine benzer özellikler taşıdığı göz önünde bulundurulursa, insanlara yol gösterici olmayı kendine görev edinen Mevlana’nın da bu noktadaki büyük çabaları göz ardı edilemez. Mevlana, zulme karşı direnmeyi değil zulmü önlemeye öğürtlemektedir. Mevlana anlayışına göre zulüm edenler engellenirse ve zulüm tanımı ortadan kalkarsa direnecek bir olgunun da yok olacağı inancı ağır basmaktaydı. Zulümün, sadece kaos, kavga ve izan çıkaracağına dikkat çeken Mevlana, bu sözü ile zulüm edenlerin sadece ayrılık tohumlarını serpeceğine de temas etmiştir.

 Mevlana Kimdir?

 Kimine göre bir felsefeci, kimine göre ise bir gönül adam, kimine göre ise çağının en büyük düşünürü olan Mevlana 1207 yılında Afganistan’da doğmuştur. Araştırmaları üzerine yazdığı eserlerle yaşadığı dönemin toplumunda bir ulema olarak kabul edilen Mevlana, nasihatleri ile toplumun her kesimin ihtiyaç duyduğu bir ilim adamı haline gelmiştir. 1273 tarihinde Konya’da hayata gözlerini yuman Mevlana Türk Düşünce tarihine sayısız eserler bırakmıştır.