Mevlana Sözleri Aşk

Mevlananın en güzel aşk sözleri, mevlana aşk sözlerini sizin için derledik. Mevlana sözleri hayatımıza yön veren ve gönlümüze taht kuran Mevlananın Mesnevi eserinde bolca bulunmaktadır.

Unutma; senin için başkasından vazgeçen, bir gün mutlaka başkası için senden vazgeçer.

Aşk, bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye ” yar ” denir.

Bencillik, gözüne takılmış ayna gibidir. O gözler nereye bakarsa baksın kendinden başka birini göremez…

Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.

Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.

Aşk nasip işidir hesap işi değil! Aşk adayıştır arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni bulmaya gelir.

Beni çok özle, bir daha bu kadar sevmeyecekler seni. Aşksız olma ki ölü olmayasın. Aşkta öl ki diri kalasın.

Bir muammadır aşk. Kiminin vicdanına atılan taş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk.

Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

Bir gönülde aşk ve sevgi ateşi yoksa o kişi karanlıklarda, Allah nurundan habersizdir.

Can’ı Canan’a teslime hazır değilsen ‘ben Aşk’ım’ deme kimseye.

Gerçek aşk’ı bilen kalp bir damla suya bile hürmetle bakar.

Aşk, her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez.

Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı.

Ey sevgili, ilacım da sensin, çarem de sensin. Yüz parça olmuş gönlümün nuru da sensin. Çaresiz gönlüm de, senden başka ne varsa hepsi yok oldu. Beni kimsesiz bırakma! Gel!

Hüzün taze tutar aşk yarasını. Yaramdan da hoşum, yarimden de…

Acı, acıyla iyileşir. Aşk ise daha büyük bir aşkla.

AŞK Acısı taşımayan Yürek ; Ya Deliye aittir, Ya Ölüye.

Aşk, ücreti ve karşılığı olmayan bir hastalıktır, Aşk hükmetmez ; terbiye eder…!

Aşk kalpten vurur, dost ise sırttan. Kalp iyileşir ama sırt hep kambur kalır.

Aşk; ateşten bir denizi, mumdan kayıkla geçmektir yanıp kül olmadan asla geçemezsin.

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak…

Aşk okunun açtığı yaradan, nice bağrı yaralı, nice avlanmış hasta var! Fakat ortada ne ok görünüyor, ne de yay.

İki kişiyi aşan, bir başkasına da söylenen her sır, yayılır.

Allah’a ulaşacak birçok yol var. Ben Aşk’ı seçtim.

Dünya pazarının sermayesi altındır. Öte alemin sermayesi ise; aşk ve daim nemli iki göz. Gönlüm bağdır, gözüm bulut. Bulut ağladı mı bağ yeşerir. Mum gibi yaş dök ki gönül evin aydınlansın.

Aşk şeriatı, bütün dinlerden ayrıdır. Aşıkların şeriatı da Allah’tır, mezhebi de.

Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada.

Gördüğün sahil ise dilim. Kıyılarıma vuran dalgalarıma şaşma. Onlar aşk’tan gel-git’im. Beni mecnundan Leyla’dan sorma. Ben yalnız Mevla’dan bir izim.

Ey Gönül! En acı ilaç ayrılıktır; zira onun içinde Aşk gibi bir şifa saklıdır.

Her şeyi aramadıkça bulamazsın; fakat bu dost başka; bunu bulmadan arayamazsın.

Ağır yükün altına giren hamal, başkalarından yükü kapar.

Unutmа; senin için başkasından vazgeçen, bir gün mutlakа başkası için senden vazgeçer.

Denizi gören göz başka, köpüğü gören göz başkadır. Köpüğü bırak da denizin gözüyle bak sen! Köpükler, gece-gündüz denizden meydana gelir, onları deniz harekete geçirir. Fakat ne şaşılacak şey ki, sen köpüğü görüyorsun da denizi görmüyorsun.

Aşk; sandığın kadar değil, yandığın kadardır…

Her kim aşk ile yanıp tutuşmamışsa o, uçamayan kanatsız kuş gibidir.

Aşkı her ne şekilde açıklarsam da anlatsam da onu tarifte dil, dilsiz kalır.

Topraktan olan beden aşk ile yücelir.

Aşktan her kimin elbisesi parça parça olmadıysa o, kötülüklerden, hırstan kibirden temizlenmemiştir.

Gönül iniltisi aşkın şahididir.

Kalem her şeyi yazar ama aşka gelince başı döner.

Güzellere ait sırların sureta başkalarının sözünde gizlenmiş olması daha hoştur.

Aşk renge ve kokuya bağlı (Zahiri) olursa o aşk değildir, kişiye utançtır.

Neyin tesiri aşk ateşinden, şaraptaki hal aşk coşkunluğundandır.

Ey başkasının yüzünde çirkin bir ben gören, yazık ki o ben senin yüzünden akseder.

Görüş, şüphesiz gözün bir fer’idir. Öyleyse insan, göz bebeğinden başka bir şey değildir.

Kendindeki şu müthiş savaşa bak. Başkalarının savaşı ile ne meşgul olup durursun?

Aşk, Allah’ın sırlarını belli eden bir usturlap, bir vasıtadır.

Aşkı anlatmak için ne söylersem söyleyeyim kendim aşka gelince, aşkı hissedince söylediklerimden utanırım.

Sen bir horluk, bir zorluk görürü görmez aşktan kaçıyorsun. Sen, sadece aşkın adını biliyorsun, aşkı yaşamıyorsun. Aşkın yüzlerce nazı, yüzlerce ululuğu vardır. Aşk yüzlerce naza katlanmakla elde edilebilir. Aşk, vefalı olduğu için vefalı olan kimseyi satın alır. O, vefasız adama bakmaz.

Her ne kadar diI ile açıklanması, anlatıIması pek aydınlatıcı da olsa, aşkın dile düşmemesi, söylenmemiş kaIması ve gönülde duyulması daha parlaktır.

Aşkı da aşıklığı da yine aşk şerh etti.

Sadece dış güzelliğe dayanan (mecazi) aşklar, gerçek aşk değildir; hevesten ibarettir. Böyle aşkların sonu utanç verici olur.

En güzel olan Allah aşkından başka ne varsa can çekişmeden ibarettir.

Ölülerin aşkı ebedi değildir, çünkü ölü, tekrar bize gelmez. Diri aşk, ruhta ve gözde olur. Her anda goncadan daha taze olur durur.

Hakiki maşukun sureti yoktur, şekli yoktur. Sevilen onun manasıdır. İster bu dünyaya ait aşk olsun, ister o dünyaya, yani mana alemine ait aşk olsun bu böyledir. Aşk şeriatı bütün dinlerden ayrıdır. Aşıkların şeriatı da Allah’tır, mezhebi de.

Mecazi aşk, altınla bezenmiş bir güzelliktir. Görünüşü nurdur fakat içi dumandır. Nur gitti de duman meydana çıktımı mecazi aşk, derhal soğur, donar.

Tövbe bir kurtcağızdır, aşk ise bir ejderhaya benzer. Tövbe, halkın sıfatıdır, aşk ise Hakk’ın sıfatı.

Bu fani dünya pazarında sermaye altındır. Öteki dünyanın sermayesi de aşktır, ağlayan iki gözdür.

Kardeşim! Aşk ile namus bir araya gelmez. Ey aşık, namusun kapısında durma!

Göklerini dönüşünü aşktan bil. Aşk olmasaydı dünya donar kalırdı. Aşk olmasaydı her şey yerinde buz gibi donar kalırdı.

Bir aşık sevgiIisinden başkasını seyre daIarsa, o gerçek aşık değildir. Aşk öyIe bir ateştir ki, alevIenince sevgiliden başka ne varsa hepsini yakar, yandırır. Aşk olmasaydı varlık neden olurdu? Aşk düşen kişide zerre kadar korku yoktur. Aşk mezhebinde her şey aşka kurbandır. Aşk Hakk’ın sıfatıdır. Fakat korku, midesine ve şehvetine kapılmış kulun sıfatıdır. Aşk, aşktan başka ne varsa yer yutar.

Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.

Dün çimen benim ayaklarımın altında idi bugün üstümde bitiyor. Görüyor musun? Toprak günahlardan başka herşeyi örtüyor.

Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.

Aşk, öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır.

Can, aşktan binlerce edep öğrenmede, öylesine edepler ki mekteplerde okunup öğrenilmesine imkan yok.

Aşk dediğin ya Allah’tan gelmeli. Ya Allah için olmalı. Ya da Allah’a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı.

İnsaf et, aşk güzel bir iştir! Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, tabiatın kötü niyetli oluşundandır.

Bizim sözlerimizin hepsi nakit, başkalarınınki nakildir. Nakil, nakdin fer’idir.

Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar.

Herkes dışını süslerken, sen içini, kalbini süsle. Herkes başkasının ayıbını araştırırken, sen kendi ayıplarınla meşgul ol.

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.

Senin için başkasını terk eden, başkası için de seni terkeder.

Tapımızda riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada.

Aşk nedir, bilmiyorsan gecelere sor, şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor.

Akıl bütün gidilecek yolları bilse bile, gene aşk yolunu bilemez, şaşırır kalır.

Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın; Halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur.

Bir kişi Allah’tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa; Allah da onu başkasına muhtaç etmez.

Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır..

Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet’in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.

Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.

Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar?

Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.