Hercai Mevlana Sözleri

Mevlana Sözleri
Mevlana Sözleri

Mevlana sözleri, bazen ruhumuza nakış nakış işleyen huzur gibi bazen ise beynimize inmiş bir yıldırım gibi hissiyat verir. Mevlana sözlerin de aşk, dostluk, ihanet, ahlak gibi onlarca konuya değinmiştir. Mevlana sözleri, yüzlerce yıl ardından bile hayatımıza yön vermektedir. İşte Mevlana sözlerinden bir kısmı;

Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım.

Kanat vardır doğanı padişaha götürür; kanat vardır kuzgunu leşe götürür.

Ey dost! Derdin ne olursa olsun umudun her zaman Allah olsun.

Bazen halimize Melekler imrenir. Bazen de halimizden Şeytan bile iğrenir.

Kulа belа gelmez, hak yazmadıkçа… Hak belа yazmaz, kul azmadıkçа…

Susmak, mana eksikliğinden değil. Belki mana derinliğindendir.

Kır oğul zinciri; hür gez, hür konuş, yok mu altından gümüşten bir kurtuluş?

Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var.

Senin gönül aynan sırrını ortaya çıkarmıyor. Çünkü o tozdan arınmış değil.

Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!

İnsan her şeyi göremez; sevdiğin şeyler, seni kör ve sağır eder.

Cahil kişi gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.

Aşk renge ve kokuya bağlı (Zahiri) olursa o aşk değildir, kişiye utançtır.

Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de hayâ!

Gerçek aşk’ı bilen kalp bir damla suya bile hürmetle bakar.

Bazı insanlar bize armağandır, bazıları ise ders.

Çektirilen acı havada asılı kalmaz, çektirenin başına düşer.

Sabır önceleri zehirdir. Huy edinirsen bal olur!

Öküzün rengi dışından belli, insanın boyası ise içinde gizlidir.

Bir kimsede kibir varsa, söz söylediği zaman soğan gibi kokar.

Gönül sevgiyi bulmuşsa kuru dal bile çiçek açar.

Sen Allah’a güven. Hiç beklemediğin anda çiçek açar umutlar.

Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.

Harf’ler yetmedi anlaşılmama, bari hâl’den anla.

Sabır acı olur ama nihayet onun meyvesinde şifa ve afiyet vardır.

Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur.

Ahlak örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapmaz.

Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın.

Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.

Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır.

Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.

Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atılana kadardır.

Bilmez misin ki cevap vermemek de cevaptır.

Gönül, gönül verilerek alınır.

Dostu görmeyen göz kör olsun daha iyi. Ebedi olmayan sevgili de uzak olsun.

Gönül, ebedi olmayan mülkü, bir rüya bil!

Kusur arıyorsan, tüm aynalar senin.

Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.

Aşk, her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez.

Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı.

Lokma tohum gibidir, meyvesi fikirleridir. Lokma derya gibidir, incisi düşüncelerdir.

Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.

Ey sevgili, ilacım da sensin, çarem de sensin. Yüz parça olmuş gönlümün nuru da sensin. Çaresiz gönlüm de, senden başka ne varsa hepsi yok oldu. Beni kimsesiz bırakma! Gel!

Hüzün taze tutar aşk yarasını. Yaramdan da hoşum, yarimden de…

Sen beni sevdikten sonra malın mülkün değeri mi olur? Zaten toprak üstünde ne varsa hepsi de toprak olacaktır.

Hırs ve tamah, insanı kör ve sağır eder.

Sen sadece sen değilsin; bensin, benimsin, bendesin.

Acı, acıyla iyileşir. Aşk ise daha büyük bir aşkla.

Ey dil! İnsanın, hem zulmet ve küfranısın hem de dostların rehber ve delilisin.

AŞK Acısı taşımayan Yürek ; Ya Deliye aittir, Ya Ölüye.

Dost isе ԁüşünmе, vеr ömrünü gitsin. Dost ԁеğilsе, hiç bеklеtmе yol vеr gitsin.

Gеrеk yok hеr sözü lаf ilе bеyаnа, bir bаkış bin söz еԁеr bаkıştаn аnlаyаnа.

Aşk, ücreti ve karşılığı olmayan bir hastalıktır, Aşk hükmetmez ; terbiye eder…!

Seni Seveni Zehir Olsada Yut , Seni Sevmeyeni Bal Olsada Unut..!

Aşk kalpten vurur, dost ise sırttan. Kalp iyileşir ama sırt hep kambur kalır.

Adalet nedir? Bir şeyi layık olduğu yere koymak. Zulüm nedir? Layık olmadığı yere koymak.

Tövbe bir kurtcağızdır, aşk ise bir ejderhaya benzer. Tövbe, halkın sıfatıdır, aşk ise Hakk’ın sıfatı.

Aşıklık derdi gönül iniltisinden belli olur. Hiçbir hastalık gönül hastalığı gibi değildir.

Aşk; ateşten bir denizi, mumdan kayıkla geçmektir yanıp kül olmadan asla geçemezsin.

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak…

Mevlana’ya sormuşlar “sevgili” nasıl olmalı diye. Sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli.

Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı.

Aşıkların derinden çektikleri “aah” gönlün yedi kat semasından gelmektedir. İşte bu yüzdendir yakıcılığı.

Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, Olsun! Vuslata aşık gönül susmayada razı. Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.

Ey sevgili. Sen benim içten içe kanayan en derin yaramsın. Ne kadar özlendiğini bir bilsen, yokluğundan utanırsın.

Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun. Kusuru örtmeyi marifet edin! İşte o zaman kusursuz olursun.

Aşk okunun açtığı yaradan, nice bağrı yaralı, nice avlanmış hasta var! Fakat ortada ne ok görünüyor, ne de yay.

Nerde akarsu varsa, orada yeşillik vardır. Nerde akan gözyaşı varsa, oraya rahmet gelir.

Göz iki, kulak iki, ağzımız ise tektir. Çok görüp, çok dinleyip, az konuşmak gerekir.

Topraktan geldik, toprağa gideceğiz. Mühim olan çamurlaşmamak.

İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş.. gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir.

Odun yanınca kül olur, insan yanınca kul olur…

Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol. (becerebilirseniz çok yerinde bir söz, görünmek istediğin gibi olmak zordur ama imkansız değildir, Yüce yaratıcının bize verdiği bu güzelliği yaşatmak için çalışmalıyız)

Bu dünya zindandır, biz de zindandaki mahkumlarız. Zindanı del, kendini kurtar

Sır gibi seversen eğer, muradın gerçekleşir. Çünkü tohum, toprağa gizlenirse yeşerir.

Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?

Biz süt taşıyan memeye benzeriz. Bizi çeken ele göre süt veririz.

Yokluk, varlığın aynasıdır.

Zor diyorsun, zor olacak ki imtihan olsun.

Madem ki hırsızsın, bari o güzelim inciyi çal, madem ki gebe kalıyorsun, bari yüce bir çocuğa gebe kal.

Eğer parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz diyorsan, diken ye, diken de gülle beraberdir.

Başın ırmağın suyuna daldı mı, suyun rengini nasıl görebilirsin?

Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?

Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.

Denizden bile yerine su koymadan devamlı su alsan, bu işin denizleri çöle çevirir.

Unutma, sır gibi seversen eğer muradın gerçekleşir. Çünkü tohum toprağa gizlenirse yeşerir.

Sen bana kendi gözünle bakma, benim gözümle bak da biri iki görme! Bana, bir an olsun benim gözümle bak da varlıktan öte bir meydan gör! Üstünün dostu ol ki üstün olasın.

Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota isanlarda bulunur.

Akılsız, yüzü güzele ; Akıllı, gönlü güzele talip olur . Zaman yüz güzelliğini tüketir ama gönül güzelliğini artırır.

Sus artık yeter! sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır.

Zulüm demiriyle taşını birbirine vurma! Çünkü bu ikisi, erkek ve kadın gibi çocuk meydana getirirler.

İki kişiyi aşan, bir başkasına da söylenen her sır, yayılır.

5 yorum

  1. Yapraksiz kaldın diye gövdeni kestirme zira bu işin bahari var 🙏 umudunu yitirdiğinde bu sözlere sarılmak gerekiyormuş mevlanin sözleri insana çok şey anlatıyor 😊 çok güzel sayfa olmuş emeğinize sağlık

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*